Bonzaiye,karşı savaşmalıyız

Bonzaiye,karşı savaşmalıyız
Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, son yıllarda Bonzai isimli bir zehir’in, gençliğe uyuşturucu cinsinden bir bitki gibi sunulduğunu söyledi.

 

        Tarih: 06-09-2014 13:52

Bonzaiye,karşı savaşmalıyız

 
 

Bonzaiye,karşı savaşmalıyız

Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, son yıllarda Bonzai isimli bir zehir’in, gençliğe uyuşturucu cinsinden bir bitki gibi sunulduğunu söyledi.

Öztek, isminden yararlanılan bu bitkinin, gerçekte Japon Zen felsefesinin uzantılarından, süsleme sanatının tabiat ve bitkilere ulaşan son derece sabır ve marifet gerektiren önemli bir kolu olduğunu belirterek, “Bonzai, özel olarak yetiştirilen cüce ağaçtır. Renkli şirin saksılarda aslına uygun olarak yetiştirilen bu ağaçlar, özel bakım ve budama usulleri ile bodur kalırlar. Büyüyemedikleri için de her şeyin küçüğü gibi son derece şirindirler. Aynı zamanda pıtır pıtır rengarenk çiçek açarlar. Ömürleri de uzundur. Şimdi bir takım cinayet şebekelerinin bu şirin bitkinin ismini kullanarak oluşturdukları zehirin hiçbir şekilde zevk verici, rahatlatıcı, hayaller alemine götürücü, dertlerden uzaklaştırıcı veya keyif verici bir etkisi kesinlikle mevcut değildir” dedi.

“BONZAİ UYUŞTURUCU DEĞİLDİR”
Karışımında bulunan ağır metallerin, aromatik aminlerin, hidrokarbonların, radyoaktif maddelerin, tarım ilaçlarının, asetonun, eterin, fare zehirinin, diğer bir takım kimyasalların ve uyuşturucu madde atıkları gibi akla hayale gelmeyecek cinsten maddelerin ilavesiyle ortaya korkunç bir karışımın ortaya çıktığını vurgulayan İbrahim Öztek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu sentetik kannabinoid denilen karışım bazı bitki yapraklarına emdirilmekte, bu bitkilere sigara biçimi verilmekte ve sigara gibi içilmektedir. Bundan bir nefes çekildiğinde ciğere giden duman en küçük hava keseciklerini ve buradaki minik damarları parçalamakta ve duman içindeki zehirli maddeler doğrudan kana karışmaktadır. Zehir kan ile önce beyne, sonra tüm vücuda dağılmaktadır. Beyinde bir anda milyonlarca hücrenin yapısı altüst olmaktadır. Buna bağlı olarak da derhal bilinç kaybolur. Önce düşünme, görme ve işitme duyuları ortadan kalkar. Uyarılma ve hareket sistem zedelenmesine bağlı olarak dengesizlik ortaya çıkar. Zaman ve mekan duyguları kaybolur. Ciğerde başlayıp, beyine uzanan harabiyet kalbe atlar. Kalp aşırı hızlı çalışır. Çarpıntı tüm sistemleri kaplar. Sinir sistemi adeta felç olur. Nefes alınamaz ve boğulma hissi ön plana çıkar. Bu dehşet tablosundan kurtulabilmek için gencecik insanlar için tek bir çare kalmıştır, o da ölümü tercih etmek. Onun için; Bonzai uyuşturucu değildir. İnsanı uyuşturmaz, alışkanlık yapmaz. Zira bonzaiye alışacak veya uyuşturucu etkisine kapılacak zaman yoktur. Çünkü bonzai anında öldürür.”
“GENÇLER UYUŞTURUCUNUN ESİRİ OLURLAR”
Öztek, bonzai gibi öldürücü maddeler ile sigara alkol uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların edinilmesinde ve mücadelesinde; aile, okul, öğretmen, arkadaş, çevre ve sosyal alanın etkilerinin büyük olduğunu ifade ederek, “Daha sonra medya, sivil toplum örgütleri, devlet ve polis gelir. Başta şevkatten ve sevgiden uzak büyümüş, çocukluk ve ergenlik çağında aile yuvasının sıcaklığını ve güzelliklerini tatmamış, şiddet görmüş, horlanmış, iyi okul ve eğitim görmemiş, arkadaş çevreleri sokaktan gelmiş ve sakağı mesken edinmiş, güzel meziyetler edinememiş, kendisini geliştirecek sportif veya kültürel bir ortam bulamamış, teselli bulacak bir sevgili veya candan dosta daima muhtaç olmuş ve bunların kıymetine hiçbir zaman varamamış, daima hayal kırıklığına uğramış, kısa yoldan zengin olma, emeksiz kazanç sağlama ve şöhrete ulaşma kapılarında hüsrana uğramış gençler önce sigaranın, sonra tinerin, sonra birayla başlayan alkolün ve ilerleyen zamanlarda da uyuşturucunun esiri olurlar” diye konuştu.

“ÇOCUĞUN ALACAĞI İYİ EĞİTİMİN BAŞINDA SPOR GELMEKTEDİR”
Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu Onursal Başkanı İbrahim Öztek, çocukların dünyaya geldiklerinden itibaren güzel uğraşlara yönlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, “Ana kucağından ve anaokulundan itibaren iyi eğitim almalıdır. Çocuğun alacağı iyi eğitimin başında spor gelmektedir. Çocuk hangi tür uğraşa yönlendirilirse yönlendirilsin, bunun dışında muhakkak bir temel spor yapmalıdır. Temel spor yüzme, jimnastik ve atletizmdir. Bununla beraber mücadele sporları da temel spor grubundadır. Bu eğitim ve terbiye ile fizik, anatomik ve zihinsel gelişim öne çıkar. Sağlıklı nesiller böyle yetişir ve sağlıklı nesiller gelecekte Sağlık Bakanlığının ve Milli Savunma Bakanlığının sağlayacağı tasarrufları demektir. Ayrıca spor, tüm kötülüklere karşı savunmada en önemli kalkandır. Halk sağlığına önem veren modern ülkelerde olduğu gibi milletimizin topyekün spora yönlendirilmesi, gençliğimizin ve dünyanın başının belası sigara, alkol ve uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların da önünü alacaktır. Sporcu gençlik gelecekte insanlığın efendiliğine adaydır” diyerek sözlerini sonlandırdı. 

 

| uyesist: | kara | computer | rm me: | dil:tr | brw dil:en | uye: | ip:35.173.234.237 |yetki: , | duny:9 | kit: | ulk: | bolg: | il: | klp: | izle:dunya | dunya_iz:9 | kita_iz:0 | ulke_iz:0 | bolge_iz:0 | il_iz:0 | kulup_iz:0